• Haha o Tazunete Sanzenri - İnceleme



    Ailesiyle birlikte Genoa'da yaşayan Marco ilkokul çağındaki küçük bir çocuktur. Babasının dolandırılması yüzünden ailesinin içine girdiği borç batağından bihaber olan Marco, annesinin Arjantin'e gidip çalışmak zorunda olduğunu son anda öğrenince yıkılır. İtalya'nın 1881'de içinde bulunduğu ekonomik koşullar Marco'nun anne babasını böyle bir karar almak zorunda bırakmıştır.

    Annesinden koparılmayı bir türlü sindiremeyen Marco zamanla okulu aksatmaya ve bulabildiği her işte çalışmaya başlar. Eve para getirip annesinin Arjantin'den gelmesi için uğraşan Marco, annesinden ayda bir gelen mektuplar bir anda kesilince boyundan büyük bir maceraya atılacaktır.



    1976 tarihli, 52 bölümlük bir seri olan Haha o Tazunete Sanzenri (daha yaygın adıyla, Marco), İtalyan yazar Edmondo De Amicis'in Cuore isimli çocuk romanındaki bir bölümün anime uyarlaması. Lupin the Third'de Hayao Miyazaki ile çalışmış ve daha sonraları Miyazaki ile birlikte Studio Ghibli'yi kuracak olan Takahata Isao'nun yönettiği Marco tam anlamıyla gerçekçi ve masum bir yolculuğun hikayesi.

    Hikayenin başkarakteri ve aynı zamanda kahramanı olan Marco isimli küçük bir çocuğun annesine yeniden kavuşmak için atıldığı maceralarla şekillenen anime, bu küçük çocuğu adeta kendi bünyesinde yetiştiren bir tavra sahip. Daha ilk bölümde annesini son kez gören Marco, zaman içinde ata binmeyi de ateş yakıp kamp kurmayı da gemide yelkenleri açmayı da öğrenir. Annesine kavuşmak için her şeyi yapmaya hazır olan Marco 2 yıllık bu süreç içerisinde şeklen değişmese de manen tam bir yetişkine dönüşür.



    Fakat seri bu yetişkinliği ön plana çıkarmak yerine Marco'nun öksüz kalmış bir çocuğunkine ait çırpınışına vurgu yapar. Marco yeri geldiğinde lüks restoranlarda da yemek yer, çöpleri de karıştırır. Son ekmeğini küçük bir çocukla paylaştığı da olur, para kazanmak için gücünün yetmediği işlere atıldığı da. Yolculuğu boyunca sayısız insanla tanıştığı gibi, insanların nasıl canlılar olduğunu da deneyimler.

    Yalnızca düşlerinde kavuşabildiği annesi, o düşlerin de karabasanlara dönüşmesiyle sürekli Marco'nun korkularını arttırır. Birçok kere çaresizliğe yenik düşerek Genoa'daki evine dönmeyi düşünmeye başlayan Marco şevki her kırıldığında da yanı başında ona destek olan insanlar bulur. Haha o Tazunete Sanzenri, bu macerayı anlatırken "bir öykü kahramanının başından geçen hayali olaylar" sıradanlığına sığınmanın aksine Marco üzerinden hem çocukların hem de yetişkinlerin izleyebileceği, oldukça dramatik ve eğlenceli bir anlatı sunmayı başarır.

    1 Görüş:

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi