• Moretsu Pirates - 06





    Bu seri ile söylenebilecek tek bir şey var. O da adamı kanser eder! Ha bu bölümde bir şey olacak, olmadı diğer bölümde patlama yapacak derken her bölümde izleyiciyi kandıran hatta dalga geçen bir seri oldu çıktı.

    Bölüm sayısını mı uzatmaya çalışıyorlar nedir amaçları anlamadım açıkçası. Şu ana kadar asıl hikayeyle ilgili hiçbir şey ortaya koymadılar. Daha önceki bölümlerde kızcağıza verilen eğitim yetmemiş gibi bu seferde kaptanlık eğitimi verdiler. Görsen kaptanlığı da öyle matah bir şey sanırsın! Resmen bir sirk, tiyatro çevriliyor. Açıkçası şaşkınlıktan ve kızgınlıktan öyle ağzım açık izledim bölümü. Hadi Marika’nın abudik gubudik bir karakter profili var ve ona yaptırılan soytarılıkları çok görmüyorum. Bari ağırlığı ve gizemli bir imajı olan Chiaki’yi bu işin içine katmayın ey senarist,yönetmen veya her ne zıkkımsan! Biraz daha yazmaya devam edersem bu bölüm için küfür etmeme bariyerim kalkarak ağzıma geleni söyleyeceğimden şimdilik burada yazıyı sonlandırıyorum.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi