• Area No Kishi - 05




    Seri bu bölümde birkaç yönden sıçrama yaptı. Birinci olarak ufak bir zaman sıçramasıyla Kakeru ve Nana bir anda ilköğretimi bitirip liseye başladılar. Suguru’nun günlüklerinde övgüyle bahsettiği orta saha oyuncusu Araki’yle top oynayabilmek için onun okuluna kaydını yaptıran Kakeru, kendini hiç tahmin etmediği bir mücadelenin içinde buldu. Bir yandan futbola küsmüş fok balığı hüviyetine bürünmüş Araki’yi takıma kazandırmaya çalışırken bir yandan da bir punduna gelerek üye olduğu futbol kulübünün okulu temsil etme hakkını kazanabilmek için okulun şimdiki resmi takımını yenmek zorunda kalacak.

    Bir diğer sıçrama ise yan karakter sayısındaki artış oldu. Bir anda bir çuval karakterimiz birden oldu. Kim kimdir diye takip etmekte zorlandım bir ara. Lakin böylesi daha bir güzel oldu. Daha önce üç beş karakterle sığ sularda gezen seri bir anda okyanusa açılmış oldu. Eski dostlardan bir Kouta Nakatsuka kendini bu diyara taşıyabildi. Fakat o da rakip takıma kaydını yaptırınca bizim için çözülmesi keyifli bir problem yarattı.

    Bu bölümdeki renkli senaryo ve Araki ile Makoto arasındaki spektiküler paslar ilerisi için bende büyük beklentiler yarattı. Yavaş yavaş rakiplerin de ortaya çıkması ve ilk dört bölümdeki dramın yerini artık aksiyona bırakacağının kuvvetli ipuçları oldu.

    3 Görüş:

    1. Bu araya bir gol daha sıkıştırıp günceli yakalarsan puan veya puanlar almaya gelebiliriz :) Şaka bir yana, spor serilerinin o ucu açık devamlılığı bu seride yok gibi. Sanki belirli bir bölüm sayısına sahip animelerdekine benzer bir hava estirilip doğrudan aksiyona ve izleyicinin asıl görmek istediği saha içi mücadeleye odaklanıyorlar. Birçok kişi için sıkıcıdır belki ama ben 3-4 bölüm süren acayip heyecanlı maçlar izlemek istiyorum.

      YanıtlaSil
    2. Bu seride bir tek yok yok :)önce gaz pedalına hafifçe basarak dram bölümlerini geçtiler. Şimdiler de ise biraz daha gaz vererek aksiyon bölümlerine başladılar. Gaza tam yüklendiğinde ise süper heyecanlı maçlara geçip finale ulaşacaklardır. Leonardo Şilva (hastasıyım bu ismin :)) ile kapışmadan bu seri bitmez. Mangasını 26 bölüme sığdıramayacaklarını düşündüğümden ucu açık bırakılır gibime geliyor.

      YanıtlaSil
    3. Bu arada [Oyatsu] nun altıncı bölümü çıkarmasını bekliyorum. Malum japoncamız pek yok :)Ama ustanın biri çıkıp "çılgınlar gibi çeviri yapmak istiyorum verin şu altıncı bölümü çeviriyim de elalem altyazı görsün" derse güncele yetişebilirim :oleyo::)

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi