• Boku wa Tomodachi ga Sukunai - Sezon 1



    Arkadaş bulmakta zorlanan, her girişiminde başarısız olan Yozora'nın kurduğu kulübe katılan Kodaka ve etrafındaki haremiyle ilgili sempatik bir komedi/az ecchi serisi Boku wa Tomodachi ga Sukunai. Ecchi türünde genellikle kadınların cinsel obje, erkeklerin mağaradan yeni çıkmış abazalar olarak kullanıldıkları animelerin aksine Boku wa'nın tek erkeği olan Kodaka'nın, çevresini saran kızlarla ilgili herhangi bir cinsel arzusu bulunmuyor.

    Zaten serinin kendini farklılaştırdığı, her sezon çıkan sayısız örneklerden öne çıktığı nokta da bu. Sapık diye tabir edilebilecek tek karakteri yaşının çok ilerisinde bir zekaya sahip Shiguma Rika ve fakat o da sadece fantezileriyle sapıklığını teşhir edecek kadar zararsız. Boku wa gücünü daha çok Sena-Yozora ve Kobato-Maria çekişmelerinden, çocukların içinde yaşadıkları topluma karışmak için verdikleri mücadeleden alıyor.


    Serinin özellikle ilk yarısı ayarsız bir komedi barındırıyor. Yozora'nın neredeyse her saniye Sena'ya işkence etmesi, Rika'nın akla hayale gelmeyecek fantezileri (yara bandından bikini fikri harika) ve Kodaka'nın bu kadar ergen kız arasında aklını korumaya çalışıp sürekli soğuk kanlı kalması bu animeyi alelade bir komedi/ecchiden daha öteye taşıyor.

    Dramaya da yer veren Boku wa'da tam bir denge sağlanmış durumda. Bölümler boyunca hiçbir temanın abartılmadığını; kocaman memelere, loliconlara, haremlere, havuz ve denizlere, pantsulara, sapıklıklara ve fantezilere rağmen ecchi üniformasının istendiğinde nasıl da farklı bir hale gelebileceğini görüyoruz. Ecchiyi bir araç olarak sadelikle kullanan seri "izleyiciye oynanmadan" da akılda kalıcı bir performansın nasıl gösterilebileceğini kanıtlıyor.

    2 Görüş:

    1. Bu aralar izlediğim en rahatlatıcı ve eğlenceli anime! Genelde ecchilerden pek hoşlanmam, kızların tavırları dolayısıyla vs. Ama bu anime de en ufak bir rahatsızlık vermiyor. Rika'nın fantazileri beni benden alıyor özellikle trende kurduğu bir fantazi vardı orada yok artık deyip kendimi gülmekten alamamıştım. Tek sinir eden şey Kodaka'nın herşeyi Yozora saçlarını kestirince anlaması.

      YanıtlaSil
    2. Rika bence bu serinin gizli kahramanı oldu. Onun üstünden bayağı yaratıcı espriler türettiler. Son bölümde bile "o mu sana, sen mi ona..." diye bir kendinden geçmesi var ki evlere şenlik.

      İkinci sezona müsait bir final yaptılar, henüz duyurulmamış olsa da yakın zamanda devam ederler diye düşünüyorum.

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi