• Ben-Tou - 11




    Geriye yalnızca 1 bölüm kalmışken dövüş oyunları uyarlamasından ibaret saçma sapan serimiz Ben-Tou oyun sonu canavarını da devreye sokmuş bulunuyor. Orthros'un yavaş yavaş seriye dahil edilmesi ve yenilgisiz Ice Witch'in çok fena pataklanması sonucunda gardı düşmüş tayfanın yeniden ayağa kalması için son şansı haftaya.

    Aslında Ben-Tou'yu öyle uzun uzadıya eleştirel bir gözle incelememek gerektiğini çok önceleri anladım. Satou için biçilen sapıkça skeçler ve diğer karakterlerin anlık görünmeleri (Ume'nin bir anda belirip Oshiroi'yi kaçırması gibi) bu serinin mizahını yeterli bir düzeye çıkartıyor. Bu -görece- mizahın üstüne harika dövüş sahneleri çekerek de ortaya karışık, eğlenceli bir seri bize sunuluyor.

    Haftaya çok büyük kavga var. Final bölümünün en az %40'ını kaplayacağını düşündüğüm kavganın ardından bu "geyik" seri sonlanacak. David Production'ın kış sezonunda ekrana getireceği Inu x Boku SS de umarım böylesine ayarsız bir komedi olur. Level E ve Ben-Tou sonrasında bu taze firmanın hiç gaz kesmeden devam etmesi gerek çünkü bu mizahı iyi kotarıyorlar.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi