• Shiki - 21



    Twenty-First Slaughter

    Vahşi bölümler devam ediyor. Vampirlerin öteki sığınaklarının bulunmasıyla kasaba halkı bir kez daha katliam yapmaya başlar. Gözünü kan bürümüş ahaliyi artık kimse durduramaz. Doktor hiçbir şekilde geri adım atmaz ve devasa sakallı amcanın liderliğinde herkes tuttuğunu biçer. Bölümün başlangıcında OP'ye kadar anlatılan sekans izleyicinin kanını dondurmak için yeterlidir. Cesetleri toplayan kadınlar hala tam ölmemiş vampirlere büyük bir soğuk kanlılıkla kazık çaktıktan sonra yine aynı korkunçluk seviyesinde çaylarını içip sohbet ederler. Serinin 3 bölüm önce başlattığı vampirlerle kasaba halkı arasındaki "denklik" felsefesi artık tamamlanmıştır. Halkın da bir süre öncesine kadar canavar gibi gördüğü vampirlerden hiçbir farkı kalmamıştır.

    Bu noktadan sonra Shiki'nin hızını kesebilmek için felaket bir yönetmen olmak gerekiyor. Dolayısıyla kendini akıntıya bırakmak bile serinin süratinden hiçbir şey götürmemekte. Yönetmen de aynen bu taktiği uygulayarak geçen hafta bıraktığı yerden devam ediyor. Elbette felaket bir yönetmen olmadığı için de harika motifler eklemeyi ihmal etmiyor. Misal rahibin yazdığı romandaki iki kardeşin öyküsü nihayet aydınlığa kavuşuyor. Final bölümünde doktor ile rahibin karşı karşıya gelmeleri artık an meselesi. Yine aynı şekilde Kirishiki Seishirou'nun o kurt kızı neden vurduğunu da final bölümünde anlayacağız (umarım). O meydandan yürüyüp giden ayaklar kime aitti? Natsuno bu adamı da mı hipnotize etmeyi başardı? Son bölümde yalvarırım bu soruların hepsine bir cevap bulalım.

    Shiki önümüzdeki hafta kapanışı yaptıktan sonra DVD'sinde bulunan 2 bölüm daha yayınlanacak, yani nete düşecek. O bölümlerin serinin finaliyle ilgili olmayacakları, onun yerine ara bölümlerdeki bir hikayeye yoğunlaşacakları söyleniyor. Mangayı takip edenlerin burun kıvırdıkları anime benim için şimdiye kadar tatmin ediciydi. Son 1 ayda oldukça yükseltilen çıta da serinin yerini sağlamlaştırdı. 17 bölüm boyunca aynı konunun gıdım gıdım işlenmesi pek alışılageldik bir anlatım tarzı değil ama akabinde çektiğiniz bölümler eğer bu anlatıma uyum sağlıyorsa işte o zaman Shiki gibi bir anime karşınıza çıkıveriyor. Şu andan itibaren nefis bir final bölümü bekliyorum ve geleceğine de eminim.

    2 Görüş:

    1. kirishikiyi natsuno ısırdı sanırım ben bir ısırık izi gördüm o arada.

      aslında ilk 3-4 bölümü izleyip-o da Buck Tick'in hatırına XD- bu ne ya dedim bıraktım seriyi. Siz ısrarla takip edince dayanamayıp ve meraklanıp izlemeye devam ettim. sonuna kadar geldiğime inanamıyorum XD

      YanıtlaSil
    2. Bana da Natsuno yaptı gibi geliyor ama bir yandan da şu fötr şapkalı amcadan (Kirishiki aile fotoğrafında en sağdaki) işkillenmiyor değilim.

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi