• Shiki - 16



    Sixteenth Skull

    16. hafta, yani 4. ay sona erdi ama hala içimizi bunaltmaya, kötüleri kazandırmasıyla depresyona sokmaya, içinden çıkılamazlık halini yansıtmaya devam ediyor Shiki. Sürekli başrollere veda etmek zorunda kalıyoruz. Öldürülmeyen 7-8 karakter falan kaldı hepi topu. Ne zamanki vampirlere karşı biri şimdi ayaklanıyor, desek aynı bölümün sonunda o kişinin boynunda iki tane nurtopu gibi iz oluşuyor. Ne ara denk güçlerin savaşı haline dönecek bu iş, anlamadım gitti.

    Şikayet etmiyorum gerçi, bölümler oldukça yüksek bir standart tutturdular ve aynı tempoyu koruyarak devam ediyorlar. Bu bölümde de genç kızın sapıttığı başlangıç bölümü ve Sunako isimli veledin geçmişi oldukça korkutucuydu. Bölüm finalindeki harika manevra da ha keza tüyleri diken diken etmeye yetti. Seri her hafta yeşeren ümitlerimizin üstüne basıp onları bir bir çiğniyor. Bu ümitsizlik durumu nereye kadar sürer bilmiyorum ama artık iyilerin bir şeyler yapması lazım.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi