• Shiki - 15



    Fifteenth Deceit

    Söz birliği falan mı ediliyor Japonya'da bilemiyorum ama bu haftaki tüm bölümler gibi Shiki'nin bu bölümü de idare etmeyi seçmişti. Yeniden konu örüldüğünü ve farklı bir döneme gireceğimizin farkındayım ama geçen haftaki zirveden sonra böylesi bir yaylaya dönüşü pek sevemedim. Tüm bölüm Toshio'nun yardım arayışlarıyla sürdü. Elbette ki kimse onu kaile almadı (kaale almak veya kâle almak değil) ve genç doktor piç gibi ortada bırakıldı. Hoş, değişen bir şey oldu mu onun için? Hayır. Fakat hiç değilse bölüm sonunda bir sürprizle karşılaştı. Natsuno geri dönmüştü ve vampirlerin varlığından haberdardı.

    Vampirlerin haince bir girişimleri daha varmış. O da herkesin ikametgahlarını ölmeden önce kasaba dışına taşımak. Bu sayede devlet kayıtlarında da kasabadan kimsenin son bilmem kaç ayda ölmediği görülüyor. Toshio böylesi sivri zekalı düşmanlara karşı savaş veriyor ve 14. bölüme kadar onları nasıl durduracağını bilmiyordu. Dolayısıyla seri yeni başladı gibi görünebilir ve umarım taze bir tempoyla süregelir. Ritmi değiştireceklerine dair pek ümidim yok açıkçası ama Shiki şimdiye kadar çok sağlam birkaç bölümle karşımıza çıktı, kalan 7 haftada da en az 2 tane böyle bölüm çekerlerse paçayı kurtarabilirler.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi