• Fullmetal Alchemist: Brotherhood - 51





    Immortal Army

    Tıka basa doldurulmuş bir bölüm.

    Herkesin tahmin ettiği üzere son sezona girdik. Bölüm o kadar hızlı ki değişmeyen hiçbir öğe yok gibi. OP/ED 4. kez değişti ve FMA: Brotherhood'un 5. şarkıları oldular. Ben her ikisini de beğenmedim. Aslında fena şarkılar da değiller ama aksiyonun hiç durmadığı böyle bir bölümle başlayan son sezon için uygun da sayılmazlar. Muhtemelen bundan sonra OP/ED değişikliği yaşamayacağımız da düşünülürse bence seri finalinin akılda kalan en büyük zayıf halkası olacaklar.

    Son sezona girmemizle birlikte pek çok karakter de seriye bir anda dahil oluverdi. O kadar çok olay yaşandı ki kronolojik sırada anlatmam daha makul olacaktır diye düşünüyorum. 50. bölümün finalinde gördüğümüz kuklaların dirilişi pek de beklendiği gibi itaatkâr olmadı. Önce kumandanlarını "yiyen" kuklalar daha sonra da Ed ve Scar'ın olduğu gruba saldırdı. Şimdilik püskürtülen bu saldırı sona ermekten şimdilik çok uzak. Mustang ve tayfasının aracı tespit edildi ama istihbaratı dinleyen Mustang taktiksel bir değişime gidecekmiş gibi görünüyor. Briggs'in fedaileri şehri bastı ve çok sağlam bir takviye olarak geldiler. Al'ın miğferinden mors kodu gönderen Pride'ın yardımına Kimblee koşuverdi. Uyarılarımıza kulak asmayan May Chang sonunda kabağı kafasında patlattı: Envy geri döndü. Olivier karargahta yolunu bulmaya çalışırken Sloth'a tosladı ve arkadan "avuçlanmışken" yardımına koşan kardeşi Alex Louis Armstrong tarafından şimdilik paçayı kurtardı. Küreden çıktığı gibi barbarlaşan Pride'a karşı Al ise Heinkel'den aldığı Felsefe Taşı'nı kullandı ve sayko Al'a döndü.

    Şimdi bu bölümü beğenmemek zor. İki kere izlenebilecek kadar bol aksiyonlu, özlenen türde bir bölüm fakat bu kadar ani geçişler hem aksiyonun değerini düşürüyor hem de izleyicinin odağını bölüyor. Kurgudaki atlamalar yerinde kullanıldıklarında epey faydalıydılar. Ed'in kuklalarla dövüşünde iki kere kullanılan bu atlama bizi meraktan kıvrandırmaya yetti de arttı lakin sonlara doğru bu atlama o kadar sıklaştırıldı ki bölüm adeta aksiyon skeçlerine dönüştü. Yine de itirazım yok. Son 11-12 bölümün içindeyiz ve eğer kalan bölümlerin hepsi bundaki gibi aksiyonla dolu olacaksa bizi gerçekten dillere destan bir kapanış bekliyor demektir.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

    Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi