• Summer Wars



    Oz Büyücüleri
    Summer Wars Madhouse stüdyosunun 2009'un Ağustos ayında yayınladığı bir anime. Stüdyonun daha önceki işlerine bakarak teknik departmanda hiçbir sıkıntı yaşamayacağımı biliyordum. Animasyon işin içine Warner Bros. girmiş olsa ve renk paletini çocuklara uygun şekilde acayip derecede açsa da gerçekten harika. Bazı sahneleri sinemada izlemediğinize üzülüyorsunuz. Ülkemizde bu seneki !F ve Japon Festivali'nde gösterilen filmin beklentileri tavana vurduran en önemli artısı yönetmeni Hosoda Mamoru. Bundan önceki filmi Toki o Kakeru Shoujo (The Girl Who Leapt Through Time) ile rüştünü ispat eden Mamoru'nun Summer Wars'un da başına geçeceğini duyduğumdan beri heyecanla bekliyordum. Maalesef hayal kırıklığına uğradım.



    "Oz" ismi verilmiş bir ortam artık dünyanın her yerinde kullanılmakta olan aktif bir ağdır. Bu noktada Oz'u facebook ile ilişkilendirebiliriz. İnternet içinde internet mantığıyla kendi dünyasını kurmuş ve kendisi ayrı bir dünya olan Oz üyelerine sağladığı imkanlarla iyiden iyiye yaygınlaşmış ve insanların sadece muhabbet edip oyun oynadıkları bir platformdan aynı zamanda işlerini de yürütebilecekleri bir mertebeye erişmiştir. Oz'da hesabı bulunan kişilerin gerçek hayattaki vasıfları Oz'a da yansıtılmış, ABD Başkanı'nın bile hesabı hacklendiği takdirde ABD ordusu kontrol edilebilmektedir. Oz elbette ki hacklenir ve film de bu noktadan sonra derdini anlatmaya başlar.



    114 dakika bir anime için gerçekten de uzun bir süre. Hele bir de anlatacaklarınızı kendi sınırlarınıza hapsedecek kadar dar bir konuyla yola çıktıysanız eziyet gibi gelecek kadar uzun bir süre. İzlerken sıkıldığım anlar olmadı değil. Sülalenin evinde geçen bazı sahnelerin amacını çözemedim. Karakterlerin hiçbirini geliştirmeye çalışmayan, çalışsa da bunda üstünkörü bir tutum sergileyen film madem böyle o halde konuyu derinleştirsin diye bekledim ama nafile. Summer Wars'u izleyenler filmden sonraki gündelik hayatlarında yaşayacakları bir olay karşısında "aynı, filmde anlatıldığı gibi" diyemeyecekler. Film kendini o kadar mütevazılaştırıyor ki bunun arkasında Warner Bros'un senaryoya müdahiliyeti oldu mu diye merak ediyorum.



    Evet, belki de İnternet ileride bu filmdeki hali alacaktır. Facebook'un patlattığı sosyal ağ çılgınlığı (tamlama bile garip: Sosyal biri ağ ile sınırlanabilir mi?) günümüzde bile İnternet'in bambaşka bir kolunu doğurdu, insanların seçimlerine yön vermeye, hadi nazik söylemle kılavuzluk etmeye başladı. Oz bunun geleceği son nokta gibi görünebilir. Filme bu açıdan hak veriyorum lakin senaryonun hayal gücündeki sığlık Oz'u günümüze uyarlamaya çalışan, bir yandan da gelecek için bilim-kurgusal yaklaşmaya iten bir noktaya getirmiş. Elbette sülalenin reisi ananenin tanıdıklarına haber salarak bu sosyal ağda yaşanan problemi engellemeye çalışması güzel bir mesaj ama o noktada bile insanoğlunun böyle bir teknolojinin olduğu devirde en ilkel çözümle kazanmasını sağlamak bana zoraki bir hamle gibi göründü. Bir animenin tek bir pikselinde bile Amerikan şirketlerinin parmağı olunca eğreti durmaması mucizelere bağlı kalıyor. Summer Wars da maalesef bir istisna değil.



    2 Görüş:

    1. Açıkcası ben Studio Ghibli filmi izlemiyorsam, o animeden hayatımıza aktaracağımız yada ders çıkartacağım bir mesaj bekliyorum.

      Bundan önceki filmi Toki o Kakeru Shoujo'yu beğenmemin nedenide bundan önce belkide 85 farklı senaryo da kullanılan "zamanda yolculuk" temasını eğlenceli ve güzel bir kurgu ile işlemiş olmasıydı. Orjinal bir seri değildi. İzleyiciye farklı bir mesaj yollamıyordu.

      Summer Wars filminde doğa üstü bir etken yerine heyecan ve etkileyici kısmı internet yani sanal ortama taşımış. Tabiki bu sanal ortamı gerçek hayata bağlayarak konuyu ilerletiyor.
      Karakter gelişimi konusunda haklısın, çok değişen birşey olmuyor. Anlamsız sahnelerde var. Fakat ben o açıdan hiç bakmadım zaten.

      İzlemeye başlamam ile bitirmem bir oldu. İki saatin nasıl geçtiğini anlamadım ve bittiğinde de yüzümde büyük bir gülümseme vardı :)
      Hatta 2009 yılının en iyi anime filmi olduğunu düşünüyorum.

      YanıtlaSil
    2. Çok da rakibi yoktu aslında 2009'da. Belki First Squad ama kısa süresine rağmen kesinlikle Cencoroll benim Summer Wars'tan daha fazla sevdiğim filmlerdi. Karakterleri ve Warner Bros etkilerini geçtim Summer Wars'ta benim için konuyla ilgili eksik kalmış yönler vardı. Bir noktadan sonra film sadece başroldeki elemanla kötü canavar arasındaki savaşa dönüşmüştü. Potansiyelini tam değerlendirememiş gibi gelmişti.

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi