• Eve no Jikan - 6





    Masaki


    Bir güzelim seriyi daha bitiriyoruz. Eve No Jikan 15 dakikalık 5 bölümü ve 30 dakikalık final bölümüyle aslında bayağı kısıtlı bir zamanda etkileyici bir konuyu anlatmaya çalışan, karakterlerine eşit zaman vermeye gayret eden, başkahramanımız Rikuo'nun gözünden androidlere olan yaklaşımı irdeleyen bir yapımdı. Son bölümdeyse yardımcı oyuncu gibi gözüken Masaki'nin geçmişini aktarmaya çalışarak anlatımına yeni bir boyut kazandırdı.

    Masaki'nin de evinde bir robotu var. Geçmişine yaptığımız flashbacklerde bu robotun Masaki'nin en yakın arkadaşı olduğunu öğreniyoruz. Annesinin evden gidişinde Masaki en çok desteği bu robottan (TEX) görüyor. Bölümün başında Masaki'ye tembihledikleri aslında bu robotun basit bir programdan fazlası olduğunu gösterir nitelikte. Robotun yapay zekâsı çoğu insanın zekâsından çok daha yüksek ve ince düşünmeye müsait. Hatta onu programlayan Masaki'nin babasından bile daha zeki. Masaki'nin babası robotun bu davranışına katlanamayıp onu ölümcül bir sessizliğe programlıyor. Haliyle Masaki de en yakın arkadaşı kendisinden koparılmış bir çocuk durumuna düşüyor.

    Şimdi bu bölüm öncekileri derleyip toplayan, yardımcı roldeki Masaki'ye hak ettiği zamanı ayıran ve hepsinden önemlisi Rikuo'nun şimdiki halini Masaki'nin geçmişiyle örtüştüren bir anlatıma sahip. Bu gerçekten dahice bir plan. Masaki zaten Rikuo'nun şu anda geçtiği ikilemleri çoktan yaşamış ve aşmış -gibi görünen- bir delikanlı. Bu sebeple onun "cool" hali de açıklanmış oluyor. Gerçi bu "cool"luk sadece imajdan ibaret çünkü TEX'i kaybettikten sonra suçu robotlara atan Masaki de Eve No Jikan kafesinde en son çözülen düğüm oluyor. O da bir "Dori-Kei" oluveriyor.

    Şubat ayı içinde filmi çekilmesi beklenen Eve No Jikan takribi 105 dakikalık süresiyle bir film gibi algılanabilecekse de bölümlere ayırdığı formatını yine lokma lokma anlatımıyla bütünleştirmiş bir dizi. Özgün bir yapım sayılabileceğini sanmıyorum ama izleyiciyi hiç sıkmadan da derdini rahatlıkla anlatabileceğini, üstelik bölümlerin kısıtlı dakikalarında bunu başarabileceğini ispatlamış bir yapım. Yaratılan kafe atmosferi ve animasyon harika. Bölüm içi canlı müzikler ve tempoyu ayarlamakta kullanılan ufak melodiler de başarılı. Konu Asimov'un 3 temel yasası. İzlememek için hiçbir neden yok.

    Eve No Jikan'ın öncesi veya sonrasında yönetmenin diğer bir yapımı olan 9 dakikalık Aquatic Language (Mizu No Kotoba) da aşağıdan izlenebilir.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi