• Fullmetal Alchemist: Brotherhood - 37





    The Original Homunculus

    FMA'nın bu sezon örneğini çok gördüğümüz "az konu anlatır görünüp saman altı çalışır" bölümlerinden biri daha. Böyle bölümlerde aksiyon namına yaşanan en büyük hareket Edward'ın sinirlenip gaza gelmeleri oluyor ama gerilim pek çok daldan ateşlenebiliyor. Misal Winry'nin Briggs'e gelmesi zaten kardeşleri istim üstünde tutarken bir de konuya Felsefe Taşı dahil ediliyor. Yetmiyor, taşı almak için Edward'ın yapması gereken Scar'ı bulmak oluyor. Yetmiyor, Winry de ailesini öldüren Scar'ı bulmak için kardeşlerle birlikte arabaya biniyor. Farklı karakterleri aynı bölümde bambaşka motivasyonlarla geliştirmek zaten bu projenin en büyük başarısı. Karakter gelişimi konusunda ilk sezondaki -kimi fuzuli- birçok bölümün aksine Brotherhood, karakterlerine her bölümde istisnasız yeni katmanlar ekliyor.

    Karakterler arası geçişlerde gerçekten başarılı bir yapım FMA. Bazen Brotherhood bazen de FMA dediğim oluyor. Karıştıran varsa diye açıklayayım: FMA derken şimdiye dek çekilmiş/çekilmekte olan/çekilecek her dakikadan, çizilen/çizilmekte olan/çizilecek her manga yaprağından bahsediyorum. Yani Fullmetal Alchemist projesi altında yayınlanan her eseri vurgulamak istiyorum. Brotherhood ise aşikar olduğu üzere sadece bu sene yayınlanan animeyi kapsıyor. Şimdi bu bölümde misal Winry tamirat yaptığı sırada Edward'ın aklına birden Hawkeye geliyor, sonra Hawkeye için ufak bir giriş sahnesi montelenip Selim ile olan buluşmasına hazırlık yapılıyor ve biz hiçbir şekilde bu karşılaşmayı garipsemiyoruz. Zira Edward'ın aklına Hawkeye'ın gelmesinin Edward açısından bir açıklaması var, Hawkeye'ın Selim ile olan karşılaşmasının tüm seri açısından bir açıklaması var. Bu hissettirmeden kurulan geçişler sayesinde yönetmenin herhangi bir müdahelesi yokmuş gibi izliyoruz. Aslında çok müdahelesi var ama bunu bize hissettirmeden bölümü akıtması onun marifetinden ileri geliyor.

    Pride ile nihayet şahsen tanıştık. Önce kendini tünellerde gösterdi, sonra da Hawkeye'ın teninde. Doğrusu o veletten Pride'ın çıkacağını hiç kestirememiştim. Bu gelişmeyle birlikte Führer yenilmez bir düşman konumuna geçti sanki. Seri daha uzun. Dedikodular doğruysa önümüzde daha alacağımız 26 bölüm var ki bu da normal bir serinin süresi demek. Brotherhood şimdiye kadar anlattıklarının üstüne dağ bile çıkabilir. "Kardeşlerin bedenlerine dönme" anafikrinde bayağı bir gelişme yaşandı gerçi ama Brotherhood'un güzelliği kendini dallandırıp budaklandırması ve tüm dallarında çiçekler açtırmayı ihmal etmemesi. Severek takip ediyoruz efendim.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi