• Darker Than Black: Ryuusei no Gemini - 12





    The Ark of Stars


    Bu final pek olmadı. Yenisini isteriz.

    DTB'nin kör göze parmak açıklamalardan kaçması onun karakteristiğini oluşturan en önemli etmenlerden biriydi. Geçen bölümde Pavlichenko'nun tirat atar gibi yaptığı açıklamayla ne kadar madara durumuna düşmüş olsam da finaldeki peşisıra gelen açıklamalar bu karakteristiğin fena halde bozuma uğradığını gösterdi. Madam Oreille'in "aman eksik kalmasın" şeklinde yaptığı sonu gelmez izahatlar bir anda yutulması mümkün ama idrakı mümkün olmayan cinstendi. Hiçbir şey anlamadım desem yalan olur ama o sahnelerin tekrar tekrar izlenmesi ve her satırdan sonra durdurup biraz düşünülmesi gerektiği sonucuna vardım. Yazıyı yazarken de kendi anladıklarımı biraz zihin jimnastiğiyle aktarmaya gayret edeceğim.

    Shion bizim bildiğimiz, Cehennem ve Cennet Ağzı'nın ortaya çıktığı, ilk sezonda izlemeye doyamadığımız dünyanın bir kopyasını yarattı ve sonucunda da yaşlanmaya benzer bir büzüşmeyle can verdi. Izanami-Izanagi buluşması gerçekleşti ve sonunda da aşağıdaki fotoğrafta görünen Yin saçlı, Shion tipli bir über varlık ortaya çıktı ve bu varlık da son sahnelerde dibine kadar gelen yüklenicileri öldürüp onları neredeyse "yedi". Doktor Pavlichenko ABD'nin eline düştü ve taranan hafızasıyla ABD yeniden dünyanın 1 numaralı gücü haline geldi. Suou ise July ile birlikte Shion'un yarattığı dünyaya gittiler ve orada sıfır hafızayla temiz bir başlangıç yaptılar. Shion'un yeni bir dünya yaratmasına Yin ve Madam Oreille de yardım ettiler ve hatta Yin'in de br kopyası yaratıldı (Beyaz/Siyah Yin). Hei Yin'i öldürdü ve bu sayede Yin'in peşindeki tüm kuvvetleri bertaraf etmeyi başardı.

    Finale bakınca insan her detayın açıklandığını zannediyor gibi ama 1. sezonu izlemiş seyirciyi doyurmaya yetmiyor bu kadar bilgi. Gelecek OVA'lara bel bağlamak ne kadar doğru diye düşünüyorum şimdi. 3. sezon olacaksa (ki dedikoduları başladı) OVA'lar da bizi kesmeyecek yapımlar olacağa benzer. Yok, 3. sezon çekilmeyecek ve DTB projesi tamamen sonlandırılacaksa da doldurulmayı bekleyen o kadar boşluk var ki. Madam Oreille necidir misal? August 7 daha serinin başlarında öldürülmedi mi? Sendika denen oluşum nedir ve Misaki başta yerdiği bu grup için neden seri sonunda "bir de bizi eleştiriyorlardı" diye geçiriyor içinden? Ne değişti de binlerce kukla barındırıp herkesi gözetleyen bu Sendika birden iyi tarafa geçiverdi?

    Aslında seri için başından beri uydurduğum DTB1.1 ismi düşünüldüğünde bu kadar eleştirim yersiz kaçıyor. DTB2 finaliyle de ispatladığı üzere tamamen Suou'nun hikâyesi. Bu açıdan bakıldığında başından sonuna kadar bir yan hikâye, uzun OVA'lar silsilesi gibi de görülebilir. Lakin Suou'nun -1. sezonu da katarak- yayınlanan bütün DTB bölümleriyle kulağı ters gösterme misali yakın bir ilişkisi var: Shion. Birinci sezon bizi yüklenicilerle tanıştırıp post-apokaliptik bir dünyaya sokarken 2. sezon (hadi 2. sezon olsun) Shion'un varlığını ve bu post-apokaliptik dünyanın nasıl sona erebileceğini anlatmayı tercih etti. Sözün özü bundan sonra eğer bir 3. sezon çekilirse Suou ve Shion'un içinde bulunmaları çok acayip senarist taktikleriyle gerçekleşebilir çünkü Shion görevini yerine getirdi, Suou ise kopya dünyanın alelade bir kopyası oluverdi. Şimdi aylar öncesinden varlıkları bilinen OVA'ları bekliyorum. Bu sefer iple çekmiyorum ama DTB gibi kalburüstü bir seriye hak ettiği sonun -ya da başlangıcın- verileceğini ümit ediyorum.



    8 Görüş:

    1. Kardeş Hei Yin'i öldürdü mü?Benim kafam çok karıştı.

      YanıtlaSil
    2. Yin'in ölüp ölmediğini bilmiyorum ama Izanami'ye dönüştüğü kesin. Herhalde Hei'nin Yin'e ne yaptığı muallakta bırakılacak.

      YanıtlaSil
    3. İnşallah ovalarla bu karmaşa giderilir ya da yeni bölümler çıkarılır.Tadı damağımda kaldı bu animenin.

      YanıtlaSil
    4. aslında kısa süren animeleri sevsemde buda pek kısa sürdü be, en azından 15 bölüm filan yapsalardı ama yinede hikayenin hızlı ilerleyip bizi brain fucked konumunda bırakmasından mazoşist bir zevk aldım...

      YanıtlaSil
    5. OVAlar da 1 ve 2. serinin ortasını anlatacak. Ondan sonra da 3. sezonun gelmesi pek düşünülmüyor. Hele ki kriz nedeniyle önümüzdeki birkaç ay boyunca izleyeceğimiz serilerin tümüne yakınının fan service olacağı düşünülürse yapımcılar pek riske girmek istemeyeceklermiş gibi görünüyor.

      @Deniz
      İlk seriye nazaran bu seri sence hak ettiği değerde miydi? Ben bazı bölümlerde filler havası aldığıma çok üzüldüm. Kısacık bir serinin -hele ki DTB ise- her bölümü daha özenli çekilmeliydi bana kalırsa.

      YanıtlaSil
    6. Toplamda kaç ova çıkarılacak.Ve tarihleri hakkında bi bilginiz varmı.

      YanıtlaSil
    7. 4 OVA olacak. 1. OVA Gaiden çıktı. 2. OVA için Mart sonu denmiş anidbde. Muhtemelen Mart-Mayıs-Temmuz sonu şeklinde çıkarlar.

      YanıtlaSil
    8. finali izlememiştim ama izlemeye değer, sonra yin'e benzeyen erkek çocuk onun kopyası mı paralel evren misali bir şey mi çözemedim spoilere boğdunuz tam olsun bari. kidz-animez'de bu bölümleri vermemişlerdi galiba, ahh kidz tv ahh :/ efsane bir animeyi yarım bıraktın.

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi