• 07-Ghost - 8





    Half of His Soul Arouses a Sad Awakening

    İki bölümdür Mikage'nin içinde dolaşan Ayanami nihayet hortlar ve Teito'yu punduna getirip tenhada sıkıştırmaya çalışır. Keşişlerin de çakozladıkları üzere Ayanami zaten gelecektir ve hepsi de bu ânı beklemektedir ama göründüğünde alıştığımız Kor formundan farklı olarak tek kanatlı bir şekilde Mikage'nin içinde vücut bulur. Mikage'nin Ayanami'nin elinden nasıl kurtulduğu da bu bölümde açıklığa kavuşmuş olur. Finalde gördüklerimizse Teito'nun içinde yatan aslanı nihayet göstermektedir.

    Bu bölümle birlikte işler artık ciddileşecek gibime geliyor. Bir üst kademeye taşınacak savaşta artık o ünlü iki krallığın kapışmasını izleyebileceğiz. Göz'ün ortaya çıkması ve Frau'nun esas formunun görünmesi eski mitin yeniden canlanacağına delalet edebilir. Azrail makyajlı iyiler, melek kanatlı kötülere karşı. Ama asıl iyi haber her şeye muktedir gibi gösterilen Teito'nun şükürler olsun ki şu zincirleri sonunda kırabilmiş olması. Çocuk atladı, zıpladı, elinden efsunlar fırlattı ama bir zincirleri kırmayı beceremedi kaç bölümdür yahu!

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi