• Gungrave - 14





    Die


    "Orayı da aldık, şuraya da ortak olduk, paranın da dibine vurduk" diye masada övünen Harry'ye Big Daddy'den "önemli olan uyum ve sadakattir" ayarı gelir. Patron bilinçli olarak bu ayarı vermese de Harry'nin kafasında eskiden yediği naneler canlanır. Masada bu geyikler dönerken içeri giren Maria'nın herkese selam verip Big Daddy ile "canım, cicim" muhabbeti yapması Harry'yi kendi dükünü görmüş kedi gibi şaşırtır. Dönüş yolunda Brandon'a godoşluk sorgulaması çekse de eski dostu pek oralı olmaz, "önemli olan kızın mutluluğu" şeklinde bir eziklik sergiler.

    Ertesi günü 35 senelik Millennion kariyerinden emekli olacağını açıklayan Big Daddy yerine veliahtını atayacaktır. Ağzından "yerimi gençlere bırakıyorum" sözleri dökülünce herkes Harry'e bırakacağını zanneder ama son bir çalımla seride o anda ilk defa duyduğumuz beberuhi suratlı bir herife yerini bırakır. Beberuhiyi ilk alkışlayan da hiç takmıyorum ayaklarındaki Harry'dir.

    Ofise dönen Harry'yi yarenleri karşılar. Herkeste seçim kaybeden CHP kongre merkezi havası vardır. Salona yerleştirilen dinleme cihazını kulağına takan Harry bir süreliğine Brandon ve Bid Daddy'nin konuşmalarını dinler. Dostunun onu koruduğunu görünce sevindirik olan Harry çok geçmeden beklenmedik bir diyaloğa tanık olacaktır.

    Aradan geçen 3 aydan sonra ilk kez buluşan ikilinin arasında nifak tohumları sanki atılmış gibidir. "Kenny ve kankaların mezarlarını ziyaret edelim mi?" diye soran Brandon'a boş gözlerle bakan Harry, Brandon'da şok etkisi yaratır. Ha keza yeni patronun ciddi şekilde hastalandığını büyük iştahla anlatırken de Brandon yine "lan?!" ifadesiyle bakmaktadır Harry'ye. Harry'nin götü kalkmıştır. Onu indirme görevi Brandon'undur ama yapabilecek midir?

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi