• Little Witch Academia




    Her yılın ilkbaharında yayınlanan Young Animator Training Project hız kesmeden ve sürekli üstüne koyarak devam ediyor. Yaratıcı fikirlere sahip genç çizerlere, senaristlere farklı animasyon stüdyolarının destek verdiği projede, Little Witch Academia da bu destekten nasibini almış kısa bir masal kıvamında.

    "Asıl sihir, inanmaktır" ana fikri üzerinden ilerleyen anime eğitim sürecindeki cadıları ekrana taşıyor. Çocukken izlediği bir etkinlikten çok etkilenmiş başkarakter Akko'nun okulda sürekli dalga geçilen, süpürgeyi bile kullanamayan bir cadı olduğu Little Witch Academia zararsız ve eğlenceli bir öykü sunuyor.

    Inferno Cop gibi son derece kısıtlı imkanlarla çekilmiş ama bu koşullara rağmen izleyici kitlesinin büyük beğenisini kazanmış bir animeyle adını duyuran ve henüz 2 senelik bir firma olan Trigger, bu kez resmen kesenin ağzını sonuna kadar açarak inanılmaz hızlı ve renkli bir animasyon sunuyor. Inferno Cop'un 13 bölümündeki animasyonun neredeyse 30 saniyesiyle bile aşık atamayacağı Little Witch Academia, animenin altyapı çalışması olarak görülebilecek Young Animator Trainin Project için çıtayı iyice yükselten bir çalışma olarak sivriliyor.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

    Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi