• Shingeki no Kyojin - Fragman - Konu



    İnsanlar, birkaç asır önce devler tarafından yok edilmenin eşiğinden dönmüşlerdir. Devler birkaç katlı bir bina uzunluğunda, zekadan yoksun, insanları beslenme ihtiyacından ziyade zevk için yiyen canlılardır. İnsanların küçük bir bölümü, devlerin en büyüğünden bile daha uzun duvarlara sahip bir şehre kendilerini kapatarak sağ kalmayı başarmışlardır.

    Günümüzde ise şehir 100 seneyi aşkın bir süredir herhangi bir devle karşılaşmamıştır. Genç bir delikanlı olan Elen ile üvey kız kardeşi Mikasa bir anda ortaya çıkan çok büyük bir devin şehrin duvarlarını yerle bir etmesine şahit olurlar. Daha küçük devler şehre dolmaya başlarken, iki çocuk da annelerinin canlı canlı yendiğini izlemek zorunda kalırlar. Elen tüm devleri öldüreceğine ve insanlığın intikamını alacağına yemin eder.

    Yönetmen: Araki Tetsurou

    Fragman

    1 Görüş:

    1. Zombilerden sonra devler moda oldu heralde. Hollywood da Jack the giant slayer ı çekti bahar için.

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi