• Tiger & Bunny



    Yılın en kandırıkçı serilerinden biri olarak sayılabilecek Tiger & Bunny kendini eğlenceli zanneden ve fazla kafa yormamaya gayret eden bir anime. Oldukça geniş karakter kadrosu ve gerilim yaratmada kullandığı hamleleriyle izleyenlerde merak duygusu uyandırmaya çalışırken bir taraftan da yalnızca kendini güldüren mizahıyla herkese yaranmaya çalışan son derece sıradan bir yapım.

    NEXT adı verilen gelişmiş güçlere sahip insanların kahramanlık yaptıkları bir dünyada geçen Tiger & Bunny yer yer kullanılan CGI tekniğine rağmen hayli renkli bir animasyona sahip. Serinin belki de tek dişe dokunur özelliği olan bu animasyon kalitesi maalesef senaryodaki feci yarıkları kapatmaya bir süre sonra yetmiyor ve adeta boşa harcanmış oluyor. 10 metre uzaktaki düşmanı bir anda gözden kaybeden, öldü sandıkları arkadaşlarının nabzını bile kontrol etmekten aciz olan ya da tek kelime konuşabilen bir insanda hiçbir gariplik sezmeyen kahramanların sürüklediği B-tipi bir anime Tiger & Bunny.


    Kahramanların iyice işçi sınıfına sokulmaları, sponsorların keyfine göre şekillenmiş Hero TV'si, reytingleri arttırmak için tutulan kolpa suçlular gibi yaratıcı fikirlerle yola çıkmış olan seri büyük gizemin ortaya çıktığı son bölümlerine kadar gereksiz bir rutin tutturup kahramanlarımızın süper gerzek suçluları yakalamasına eğiliyor. Karakter gelişimi adına büyük çoğunluğunda başrollerdeki Tiger ile Bunny arasındaki bağları işlemeye çalışan seri, kadrosundaki yan karakterlere ise ancak "hak geçmesin" ayarında yer verebiliyor.

    Saymaya kalktığınızda yüzlercesini bulabileceğiniz mantık hatalarıyla tamamen 2. sınıf bir esere dönüşmeyi de dert etmeyen Tiger & Bunny, bilindik süper kahramanlık kavramıyla bir süreliğine dalgasını geçse de zayıf senaryosu nedeniyle gülünç duruma düşmekten kurtulamıyor.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi