• Deadman Wonderland - 7



    Shiro en sonunda karanlık tarafını gösterdi. Sesi ve davranışları bile değişti ki beklenen bombayı patlatmak için sanıyorum gerekli bir değişimdi bu. "Red Man"in kim olduğunu da böylece herkes anlamıştır diye umuyorum. Shiro'nun güçleri hapishanede ufak çaplı bir depreme yol açtı. Unutmayalım ki 10 sene önce Tokyo'yu yerle bir eden de çok kuvvetli bir depremdi (Yakın geçmişte gerçekten yaşanan deprem yüzünden animedeki felakete "deprem" denmiyor). Adı neyse ne, çok önemli değil. Hapishane müdürünün bile Deadman olduğunu görüyoruz ve geçen hafta yaptığım tahmin doğru çıkıyor: Deadman'ler -en azından Shiro- laboratuvar ortamında yetiştirilmiş denekler. Üretim hatası bir köpek de bunlardan biri.

    Tabii Ganta'nın Shiro ile ilgili geçmişe dair hatıraları bölük pörçük. Bu bölümdeki flashbackler sayesinde yavaş yavaş Red Man-Ace Man benzerliğini ve koca sırıtışın kime ait olduğunu çözecektir ama Ganta bildiğimiz üzere düşük zekalı maalesef, o yüzden biraz daha beklememiz gerekecek. Anlaşılan Branches of Sin gücü çocukluğundan beri Shiro'da bir şekilde bulunuyormuş. Ganta'nın bilim adamı annesi Shiro üzerinde deneyler yaparken Ganta da kıza arkadaşlık etmekteymiş. Shiro'nun tam oturmuş bir karakteri yok, ara ara manyadığını görebiliyoruz. Bazen şeker kız Candy, bazen de ölüm makinesi Carrie olabiliyor. Aradan geçen onca yıldan sonra neden Ganta'nın okulunu bastığını merak ediyorum. Okula dalıp herkesi biçerken Ganta'yı fark edip de çocuğu bağışladı mı yoksa en başından Ganta'yı oradan alıp hapishaneye getirmek miydi amacı?

    Ana senaryodaki bu gizemler bir kenarda dursun, üç yeni karakter aramıza katıldı. Serinin hep acele ettiğinden bahsediyordum, güzel bir örneğini görmüş olduk. 7. bölüm falan dinlemeden oldukça etkili karakterleri sıkıştırıverdiler. Bunlardan ilki, Tamaki'nin iş bitirici adamı gibi görünen "Süper Rahip" Genkaku. Karanlık sahnelerden tümevarımla çözebildiğim kadarıyla hava tabancası (tüfeği) kullanan rahibe öyle kan falan da işlemiyor. Ganta bir denedi ama neredeyse sekip suratında patlayacaktı. İyiler tarafındaysa Koshio Karako ve "Baykuş" Kengamine Nagi bu rezil hapishaneye karşı isyan eden grubu temsil ediyorlar. Ganta'yı da aralarına katmak isteyen Nagi'nin az da olsa nüfuzu bulunmakta. Minatsuki'nin uzuvlarını kurtarırken kullandığı dişten telsiz adamın ne yaptığını bildiğini gösteriyor lakin anlamadığım birkaç şey var: Tamamen kapalı bir hapishanedesiniz ve boynunuzdaki kelepçelerle yaptığınız her şey kolaylıkla takip ediliyor. Bir şeye kalkışsanız bile anında infaz edilmeniz mümkün. Burada nasıl bir isyan gerçekleştirilebilir ki? Hepsi Deadman gerçi, herhalde büyük bir savaş bizleri bekliyor.

    3 Görüş:

    1. benim ekleyecek birşeyim yok seri mangayı birebir takip ediyor, sadece bazı sahneler mangada çok daha iyi gözüküyordu, örneğin şiro'nun kimliğinin açıklandığı nokta ve genkaku'nun gelişi.

      YanıtlaSil
    2. Shiro'nun Ganta'yı neden Wonderland'e getirdiğini biliyorsundur, diye ümitlenmiştim ama galiba daha sonra göreceğiz nedenini.

      YanıtlaSil
    3. yok son zamanda DW okumadım,anime ile aşağı yukarı aynı noktadayım ileride göreceğiz nedenini.

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi