• Kore wa Zombie Desuka - 9



    Yes, I'm a Great Stripper

    Bence kötü bir bölüm çekeceklerinin önceden farkındaydılar, bu yüzden de ver aksiyonu ver patlamayı yapalım dediler. Şimdiye kadarki en kötü bölümün başka bir izahı gelmiyor aklıma. Geçen hafta çok güçlü bir kötü karakter kattılar seriye ama bu hafta onu hiç tanıtmadılar gibi oldu. Yuu vakti zamanında bu elemanı ortada bırakmış, eleman da birilerini öldürmüş falan işte. Şimdi Yuu'dan intikam almaya gelen bu adam gözüne kestirdiği tayfaya saldırıyor. Önce Ayumu'nun üstüne dönme dolap düşürüyor, sonra Haruna'nın tepesine dev bir oyuncak yağdırıyor, son olarak da Mael'i bir iblisin pençesine düşürüyor. Peki Mael bu tehlikeden nasıl kurtuluyor?

    Cevabı basit ve süper saçma. Ayumu ona ismiyle hitap edince kız birden transtan çıkıyor ve patlamaya saniyeler kala kurtulmuş oluyor. Hö? Bula bula bunu mu buldunuz diye sormak istiyorum. Sonrasında Yuu bakıyor ki arkadaşlarının başına gelen her şeyden kendi sorumlu, arkasında iz bırakmadan sırra kadem basıyor. Arada biraz komedi serpiştirelim diye yapımcılar Ayumu'yu her fırsatta tekme manyağına çeviriyorlar ama yetmiyor, yetemiyor. Şimdi herkes Yuu'yu bulmak için kastıracak, seri de bir konuya sahip olmanın huzuruyla kapanışını yapacak. Bu kadar ayrıksı bir kadroya bu kadar basit bir final gelirse bence seri kendi kendini acayip sıradanlaştıracak ve çok çabuk unutulacak.

    2 Görüş:

    1. Bölümün kötü olmasına katılıyorum. Benim izlediğim release'da (horrible subs'tan takip ediyorum) Mael'in earth-fire elemantal karışımı varlığa "ultimate masou weapon" demişler. Anahtar sözcüklerle kontrol edilmesi nedeniyle mantıksız da gelmemişti. İblis ele geçirmesi diye okuyunca acaba hangisi diye merak ettim.

      YanıtlaSil
    2. Ben de onlardan takip ediyorum, genelde ilk Horrible çıkartıyor bölümleri. Dediğin varlığa iblis dedim ben, pek dikkatli de izlemedim bir noktadan sonra. Belki über bir anlam yükledilerse kaçırmış olabilirim

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi