• Pet Shop of Horrors



    Chinatown'da evcil hayvan dükkanı işleten Kont D, müşterilerine çok nadir bulunan hayvanlar satmaktadır. Her müşterisine üç maddelik bir sözleşme imzalatan Kont, kuralların ihlali durumunda mesuliyet kabul etmediğini tekrar tekrar yineler ve müşterilerinden bu kurallara riayet etmelerini bekler, bir bakıma onları uyarır. Fakat elbette ki kurallar çiğnenmek içindir.



    Dört bölümünde de ayrı hikayelere yer veren seri, korkunun hammaddesi olarak görülebilecek gizemi hiç eksik etmeden (ve hiçbir zaman aydınlatmadan) her bölümünde çeşitli insan tiplemelerine yer veriyor. Bu insanların noksanlarını, ihtiyaçlarını, arzularını kapatacak hayvanlar satan Kont D, kendi deyimiyle "sevgi, hayal ve umut" satıyor. Eksiklerini gidermek için gelen müşterilere "insan" gibi görünen hayvanlar aracılığıyla aslında bu müşterilerin zihinlerini bulandırırken, bir yandan da insan egosunu hicvetmiş oluyor.

    Kimi zaman ölmüş kızlarına tekrar kavuşmak isteyen anne baba, kimi zaman da tekrar yükselişe geçmek isteyen bir aktör Kont D'nin kapısını çalarken, yaşanan ölümleri soruşturan dedektif Leon Orcot da dükkanın gediklilerinden biri oluyor. Nihayetinde, ölenlerin veya öldürülenlerin hepsinin D'den bir hayvan almış oldukları daha sonra ortaya çıkıyor.



    D'nin yaptığı sözleşmedeki üç kural ise basit gibi görünmelerine rağmen oldukça etkileyiciler. Her müşteriye mutlaka ilk olarak söylenen "hayvanı kimse görmeyecek" kuralı, D'nin kendini koruma yöntemi. Tütsünün sürekli yanması, suyun temiz tutulması gibi kurallar ise müşterileri hayvandan koruma yöntemi. Hayvanın beslenmesiyle ilgili kurallar ise hayvanı koruma yöntemi. Bir bakıma, Kont D sattığı bu hayvanlarla müşterilerinin dileklerini gerçekleştiren bir cine dönüşüyor lakin dileğin devamlılığını bu kurallarla sağlamaya çalışıyor.

    1999 tarihli 4 bölümlük televizyon serisi Pet Shop of Horrors, içeriği hakkında en başından ipucu veren ismini layıkıyla taşıyan bir anime. Japon animasyonlarında anlatı türü olarak nadiren tercih edilen korku, Pet Shop of Horrors'un yalnızca müşterilerle sınırlanmış kaotik dünyası içinde kendine bir yer buluyor. Pet Shop of Horrors kısacık süresine ve her bölümünde farklı bir müşteri profilini yansıtmasına rağmen bu epizodik anlatımın altından başarıyla kalkan hatta yer yer korkutmayı bile başaran bir seriye dönüşüyor.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi