• Another - 00



    Kış sezonunda yayınlandığı dönemde büyük bir çoğunluğun merakını cezbeden Another'ın OVA bölümü. Mei ile ikiz kardeşi Misaki'nin samimiyetini detaylandıran bölüm, bizim bildiğimiz 12 bölümlük sürecin de hemen öncesine uzanıyor. Seriyi izlememiş olanların buradan sonrasını okumamalarını tavsiye ediyorum.

    Gözünde arpacık çıktığı için Mei gibi göz bandı takan Misaki'yi tanıyor ve ikizlerin arasındaki neşeli bir güne ortak olma şansına erişiyoruz. Tertemiz ve son model mekanik panda yerine yırtık pırtık ve yerinden oynamayan fili güzel bulan Misaki, bir anlamda kendisini çirkin görüp tek gözü "sorunlu" olan kardeşi Mei'yi beğeniyor.

    Lunaparktaki dönme dolap sekansında duygularını açığa vuran ve ayrı düşmelerinin tek nedeni olarak kendini suçlayan Misaki vicdan azabıyla boğuşuyor. Sadece ismi sayesinde öz annesiyle yaşamaya devam eden ve kız kardeşinden ayrılmak zorunda kalan Misaki bu ayrılık yüzünden kendini suçluyor. Ayrıca harçlık vermeyen (ya da ekstra harçlık vermeyen) annesi yüzünden çalışmaya başlamasından dolayı suratını asıyor. Kendi odasıyla Mei'ninkini karşılaştırıyor, kendi hayatıyla Mei'ninkini karşılaştırıyor ve biraz da kıskanıyor. Belki de suçluluk hissi yüzünden kıskanıyormuş numarası yapıyor.

    Bölüm yine seride de sıkça deneyimlediğimiz o gerilim hissini bir kez daha bize hatırlatıyor. Misaki'nin, içinde bulunduğu depresif ruh hali yüzünden her an bir şey yapmaya hazır görüntüsü dönme dolaptayken tavan yapıyor. Bir ara, yukarıda bahsettiğim suçluluk hissi yüzünden aşağı atlayacağını bile düşündüm. Fakat sonucunda lösemi yüzünden hastaneye yatan Misaki çok geçmeden hayatını kaybediyor ve ölüm haberinden sonra kendinden nefret etmeye başlayan Mei'nin hikayesi de seriyle birlikte başlamış oluyor.

    Harikulade bir anime için azıcık sönük bir OVA bölümü olsa da seri boyunca hayli gizemli tutulan Mei'nin içine kapanık halinin sebebi izleyiciye aksettiriliyor. Serideki Another'ı da araya sıkıştıran bölüm ihtiyaç duyulan bir eksiği layıkıyla kapatıyor.

    3 Görüş:

    1. İzlemiş kadar oldum. :p Seriyi izledim ama bunu izlemek gibi bir planım yok. :p

      YanıtlaSil
    2. Ben Ova da daha çok lanetin nasıl başladığını fln anlatmalarını bekliyordum ama buda fena değil en azından Higurashi'nin Ovaları gibi seriye ters düşmedi

      YanıtlaSil
    3. yabancı dil seyretim tam anlamasam bile gerçekten biraz sönük geldi ama lunapark kısmı anotherdan beklenmeyecek şekilde komikti izlemenizi öneririm

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi