• High School of the Dead - 11 - 12






    Tekrar merhaba!

    Neden bu kadar ara verdiğimi ben de bilemiyorum. Bu bloğun ateşini söndürmeyi hiçbir zaman istemedim, bundan sonra da küllenmesine fırsat vermek istemiyorum. Elimden geldiğince bitmiş serilerin kapanışını her gün yapmaya gayret edeceğim. O yüzden de kalan 2-3 bölümleri paketleyip bir an evvel yazılarını girmek istiyorum. Elim ilk olarak HOTD'e gittiği için de hemen kapanışını yapmayı tercih ettim. Hâlâ takip edenleriniz varsa hepinize bir kez daha hoşgeldiniz diyorum.

    Serinin son haftalarında Saya'nın ailesinin malikanesinde konaklayan kahramanlarımız 11. bölümü oldukça can sıkıcı muhabbetlerle geçirdiler. Dizinin animeye yaklaşımı düşünüldüğünde gayet beklenen kabul edilecek bu sahneler yarım final değerindeki bu bölümü de ziyan etmeye yetti. Sayko hoca Kouichi'nin son derece fuzuli hayat hikayesinin de serpiştirilmesiyle yapımcılar yine görsel sanatlar raconuna küfretmeye devam ettiler. Bölüm sonunda ateşlenen füzelerin hangi akla hizmet fırlatıldığını anlamaya çalışmıyorum bile. Zombi tehdidiyle can çekişen dünyaya neden EMP atılır, anlayan beri gelsin lütfen. "Bu vaziyeti kendi lehlerine çevirmeye çalışan ülkeler" imajı mı çizilmeye çalışıldı iki dakikada?

    Final bölümü serinin geri kalanına oranla nispeten daha iyi kotarılmış, aksiyon sahnelerine gereken özen gösterilmiş. Malikanenin kırılan kapısından içeri yığılan zombiler, Saya'nın ana babasının çarpışma anları, dinamit patlaması ve nihai kaçış tempoyu yükselten sahneler olarak düşünülmüş. Ebleh öğretmenin telefon konuşması, iyilik timsali kadının yenmesi falan gibi lüzumsuz sahnelerle yine HOTD kalitesinden fazla uzaklaşılmayarak serinin Nisan ayında çıkması planlanan OVA'sı ve ortalıkta dolaşan 2. sezon dedikodularının ışığında orta yerde sonlandırılmış bir finalle karşılaşıyoruz.

    Toparlama babında konuşacak olursam ben bu seriyi hiçbir arkadaşıma önermeyeceğimi biliyorum. Bir manası yok. Hem zaman hem de sinir kaybı. Ne tam ecchi, ne tam korku, ne tam macera unsurlarını sunabildiler. Hep bazı girişimlerde bulundular ve çok kısa sonra bu denemeleri sonlandırdılar. Resmen beklenti bile yaratamadan hevesimizi kursağımızda bıraktılar. Oysa sağlam duruşa sahip bir yönetmenin himayesinde oldukça ses getirme potansiyeline sahip bir yapım vardı karşımızda. HOTD şu haliyle neye elini attıysa başarısız kalmış, mevcut potansiyelini emin adımlarla sıfırlamış ve kötü, ama "sadece kötü" diye tanımlayabileceğim bir seri olarak yer edecek aklımda.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi