• Darker Than Black: Ryuusei no Gemini - 4



     

    The Ark Trembles on the Lake...

    Suou'nun eğitimi başladı. Yüklenici yeteneklerini maksimum seviyeye çıkartmak için Hei'nin öğretmenliğinde çalışmalara başlayan Suou'nun değişimini yakından takip ediyoruz. Shion'u bulmak için Tokyo'ya gitmeyi kafasına koyan Suou acımasız eğitimi boyunca Hei ile sürekli takışıyor. July'ın kılavuzluğunda muazzam tüfeği kullanmayı öğrenen Suou gün gelince o silahı kimlere doğrultacak şimdilik bilinmiyor. O bölümleri sabırsızlıkla beklediğimi söyleyebilirim. DTB her ne kadar içi gayet dolu bir seri olsa da onu özgün kılan aksiyonu. İlk iki bölümdeki nefes kesen sahnelerin yönetiminden sonra işlerin iyice karışacağı ve Suou'yu görev başında göreceğimiz bölümleri iple çekiyorum.

    Kirihara ise seriye iyiden iyiye dahil olmuş durumda. Geçen bölümde katıldığı yeni teşkilatın kadrosunda bizim ikinci bölümde tanıdığımız Mina Hazuki ve Genma Shizume de yer alıyor. Hei ile kapışmış olan Mina'nın Kirihara üzerindeki baskısı da daha şimdiden başladı. İğneleyici sözlerle belki de eski polis şefinin yeni görevine bağlılığını ölçmeye çalışıyor. Hei'ye vurulan Kirihara'nın serinin romantizmini arttırmak için yeniden canlandırılmadığı da finaldeki sürprizle kendini gösterdi. Daha önce çok az bir kesitte gördüğümüz ve muhtemelen bir yüklenici olan Oreille isimli burjuva tipli kadın bir anda Kirihara'nın karşısında beliriverdi. Oreille bana kalırsa seri sonuna kadar görünecek ve Hei'ye mutlaka zorluk çıkarak bir karakter olacaktır. Bekleyip göreceğiz.

    DTB'nin benim için en sevdiğim noktası fazla açıklama yapmaya gerek görmemesi. "Anime for Dummies" için çekiliyor olsaydı Suou'nun iade yöntemini şimdiye kadar "duymuş" olurduk. Lakin onun yerine dikkatli izleyiciler bu iade yöntemini "görüp" öğrenmiş oluyorlar. Aynı şekilde bölüm sonundaki jeneriğin akabinde gelen ufak sekanslar da bölüme atılan imza niteliğinde. Suou'nun yüklenicilerin duygularını sorguladığı ve ardından bu mantığa çok ters gelen bir söz söylemesi DTB'nin o bahsettiğim "anlayana" anlarından biri. Sanki yeniden izlendiğinde daha farklı detayların yakalanabileceği, hadi olmadı mutlaka daha farklı bir ruh haline sokabilecek potansiyele sahip bir seri.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi