• Boogiepop Phantom


     

    Bu baş yapıt üzerine konuşmaya başlamadan önce MyAnimeList'te görüp çok hoşuma giden bir yorumu paylaşmak istiyorum. "Eğer David Lynch'in oğlu Japonya'da büyümüş ve babası gibi bir yönetmen olmuş olsaydı, ve beyninin bir ağzı olsaydı bizim ekranlarımıza Boogiepop Phantom'u kusardı."

    Seriyi daha iyi tanımlayacak bir ifade tarzı bulunamazdı. Lynch'in Twin Peaks dizisine kurgusal olarak çok benzeyen Boogiepop Phantom, kendinden iki yıl önce yayınlanmış Serial Experiments Lain ile karşılaştırılıyor. İkisinin de yapımcıları, senaristleri, yönetmenleri ve hatta konuları farklı olmasına rağmen anime kalıplarında değerlendirildiğinde bu karşılaştırma gayet beklendik bir davranış. Fakat bir kez daha bu mukayeseyi boşverelim çünkü Boogiepop Phantom kendi ayakları üstünde duran ama seyircisini yere seren çok sağlam bir anime.

     
     

    Delikanlıların ve genç kızların ortadan kayboldukları şehirde şeytani bir yaratık kol gezmektedir. Bu yaratığa kimi zaman Ölüm/Azrail kimi zaman da seri katil denir. Bu kimi zaman tanımlamaları seri boyunca delik deşik edilecektir. 12 bölümün her biri farklı başrollerin gözünden anlatılacak ve aynı tema etrafında değişik bakış açıları yakalanacaktır. Bir bölümde izlediğimiz gelişmelerin nedenleri 4-5 bölüm sonra açıklanacak, çoğu zamansa izleyicinin takdirine bırakılacaktır. Boogiepop Phantom'u eşsiz kılan bu anlatım tarzı elbette ki takip sürecinde bir dezavantaj yaratsa da bu tür sıra dışı işlerin kemik kitleyicisi için iştah açmaktan öteye gitmeyecektir.

    Boogiepop Phantom korku türüne ait bir anime. Oldukça sert sahnelerin yanında mükemmel kullanılmış bir ses yönetimi de mevcut. Seriyi izlerken kendinizi ne zaman sakin hissederseniz birazdan yerinizden fırlamaya hazır olun. Kullanılan şiddet ve kan bile serinin korkuturken kullandığı asıl kozlar değil. Hipnotik bir hava yakalayan seri, bu başarısını son bölümünde gösterdiği Theremin isimli müzik aletine borçlu olmalı. Aletten çıkan sesler dehşetengiz (her iki anlamda).

     
     

    Animenin ne anlattığından bahsetmemek en doğrusu. Bahsetsem de anlatamam, anlatsam bile ben de anlayamam... Evet, serinin tüm detaylarına bir oturuşta hakim olmak imkansız. İşin güzel yanı da bu bence çünkü izlediğiniz bölümlerde milyonlarca detay saklı ve kaçırdıklarınızı yeniden yakalamak için bir kez daha izlemeniz gerekiyor. Eğer sabrederseniz ilk süreçte 10. bölüme kadar dayanmanızı tavsiye ederim. Seri biter bitmez yeniden başlarsanız çok süper olur, orası ayrı tabii.

    Gizem ve korku türünü harika şekilde birleştiren anime abarttığım kadar zor değil. İlk bölümleri geçtikten sonra insanda seriyi bırakma isteği uyanabilir ama dediğim gibi sabrın sonu selamet. Hem serinin anlattıklarından hiçbir şey çıkaramasanız bile korkacağınız garanti. Sırf bu bile izlemek için yeterli. İzledikten sonra ise sizi uzun bir araştırma süreci bekliyor. Boogiepop neydi, Boogiepop Phantom nedir, Manticore kimdir... Bu sorulara yanıt bulabileceğiniz bir adresi de paylaşarak bu olağanüstü seriyi kesinlikle tavsiye ediyorum... aşırı zor bulmacaları yardım almadan çözmeye çalışanlara.

    4 Görüş:

    1. Bu serinin sık sık Serial Experiment Lain ile karşılaştırılmasının asıl sebebi; Lain'in animasyonlarını hazırlayan Shigeyuki Suga'nın Boogiepop'un karakter tasarımcısı olması.

      Boogiepop korku animesinden çok psikolojik gerilim olarak tanımlanabilir bana göre. Gerçekten de Lynch filmlerine benziyor, daha önce bu yakınlık aklıma gelmemişti. İkinci kez izlenmesinde de hemfikirim. İkinci izleyişte hem olayları çözüyorsunuz hem de ilk seferdeki gibi "ben çözücem bunu!" kasışıyla ekrana yapışmadan rahatça izliyorsunuz :)

      YanıtlaSil
    2. Evet, psikolojik gerilim de benim aklıma gelmemişti :) "Korku" sanki fazla yalın kalan bir tanımlama olmuş. En azından "psikolojik" kavramını barındırdığı kesin ama ben izlerken belli sahnelerde feci şekilde korktuğumu hatırlıyorum. Tabii ki asıl niyet bu olmayabilir, Lynch filmlerinde olmadığı gibi.

      YanıtlaSil
    3. bilader nerden izliyecegiz bunu

      YanıtlaSil
    4. Bilader yukarıdaki menüde nasıl izlenir linkleri mevcut.
      Onlarda bulamazsan "Boogiepop Phantom bakabt" yazıp arat, bakabt.me sitesinden torrent olarak çek.

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi