• Fate/Zero - 14



    Geçtiğimiz yılın sonbahar sezonunda başlayan seri 4 aylık bir aranın ardından devam ediyor, hem de aksiyon dolu bir açılışla. Caster'ın tozutması ve öldürülemez devasa bir yaratığa dönüşmesinin ardından Assassin hariç tüm savaşçıların ekranda göründüğü bir ilk bölüm beklentilerin ve 4 aylık bekleyişin hakkını veriyor.

    Açıkçası ben bu seriyi yazarken tedirginim. Hem yapıma hakim değilim hem de yapımın diğer bağlantılarına. Yalnızca serinin ilk yarısını izledim, onu da aksiyon dolu sahneleri yüzünden sonuna kadar takip ettim. Yine haftalık olarak bloglamayı düşünmüyorum, daha karakterlerin bizim bildiğimiz tarih içindeki yerlerini bile tam olarak bilmiyorum. Fakat her hafta izleyeceğimi biliyorum. Ufotable geçen seneki 13 bölümde gerçekten iyi bir animasyon ortaya koymuştu. Bu hafta da görüldüğü üzere yine aynı kaliteyi devam ettirecekler. Şu an tek merak ettiğim konu bu savaşı sonlandırıp sonlandırmayacakları. Bir galip çıkacak mı yoksa ileri bir tarihte duyurulması muhtemel başka bir sezona mı pas atılacak? Açıkçası kalan 12 bölümde kıyasıya çarpışmalar görüp bir savaşçının (muhtemelen Saber) kazanmasını yeğlerim.

    5 Görüş:

    1. Fate/Stay Night'ın mı yarısını izledin tam olarak bilemedim -tabloya bakınca kafam karıştı same settingleri ben de bilmiyordum- ancak Fate/Zero, FSN'den bir önceki savaşı anlattığı için araya başka sezon daha sokmazlar. Zaten niye ikiye böldüler FZ'yi hiç gerek yoktu ama.. Her neyse, kazanıp kazanmama durumları FSN'de az çok bahsediliyor zaten bir önceki savaşta neler olduğu hakkında o yüzden onu bitirirsen az çok kafanda fikir oluşucaktır FZ'nin finali hakkında. Ya da FZ'yi bitirdikten sonra bitirirsen normal zaman akışına göre izlemiş de olursun.

      YanıtlaSil
    2. Ayrıca şu adsız kişinin yorumunu silebilirsen güzel olacak sanırım, merak edenler spoiler almasın şimdi durduk yere.

      YanıtlaSil
    3. Nedense bu seri hakkında her yazdığımda birileri çıkıp tüm külliyatı anlatma hevesine kapılıyorlar. Zero'nun da ilk bölümüyle ilgili önyargılı bir şekilde zehir kustuğumda biri çıkıp tane tane olayları anlatmıştı :)

      Hayır, FSN'yi izlemedim. Zero'nun ilk 13 bölümünü izlemiştim, şimdi devam ediyorum. Geçen hafta çıkan 3 OVA'yı izleyerek kutsal savaş hakkında biraz bilgi sahibi oldum. Yanlışım yoksa şimdiye kadar kazanan çıkmamış ama ben Zero'nun FSN'nin öncesini anlattığını da şimdi senden öğrendim. Şu anda anlatılan 4. savaş olduğu için diğer savaşları da bir şekilde animeleştirirler diye düşünüyorum.

      YanıtlaSil
    4. Spoiler veren arkadaş çok inatçı. Bir defa daha kaldırdım yorumunu. Yanlış hatırlamıyorsam geçen sefer de aynı kişiydi :)

      YanıtlaSil
    5. Zaten bir çok savaş var da ne kadarı çevrilir bilmiyorum, FSN ve FZ direk birbirleriyle bağlantılı oldukları için devamı geldi ama muhtemelen FZ'nin çok tutulmasıyla diğerlerini de çevirirler gaza gelip.

      Evet birbirlerinin devamı şeklinde iki sezon tabi Star Wars'ü 4-5-6-1-2-3 şeklinde izlemek gibi biraz :) FSN'nin Reproduction var eğer bütün sezonu izlemek yerine özetini izlemek istersen ya da tamamını izlersen haberin olsun bence FSN'deki karakterler daha tip şeklinde oluşturulmuş. Baş karakter herkesi kurtarıyım tarzı bi eleman en başta zaten :P Bir de orijinal hikayesinden biraz farklı düzenlenince FSN onun üzerine Unlimited Blade Works diye bir film çıkarıp animede işlenmemiş şeyleri işlediler izlemek istersen üzerine onu da izle :)

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi