• Moretsu Pirates - 04




    Hayal kırıklığı devam ediyor. Başkaları ne düşünüyor bilmiyorum ama beklentilerimin çok gerisinde kalan bir seri oldu Moretsu Pirates. Her bölümde daha da dibe batan ve şu sıralar ABD doları grafiğini taklit eden bir performansı var.

    Bütün bölüm boyunca sahte bir aksiyon veya şöyle diyeyim ön aksiyon izledik. Chiaki ve Marika’nın buldukları tanımsız bir geminin üzerinde geçti bölüm. Olası bir saldırıya karşı savunma ve saldırı planları hazırlayıp durdular. Gelişme olarak söyleyebileceğim tek şey yat kulübü başkanının Marika’nın ailesi ve şu an ki durumu hakkındaki bilgileri diğer öğrencilere de açıklamış olması. Zira bu konuyu bilenler Chiaki ve danışman hocalardan ibaretti. Velhasıl-ı kelam kısaca Star Trek’in ucuz bir versiyonunu bu bölümde gördük. Sonraki bölümde yaşanacak bir çatışma ve Bentenmaru tayfasının bu işe katılmasıyla belki bir şeyler değişebilir…

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi