• AnoHana - 11



    Dudaklarıma değip içeriye süzüldüğünde hayal meyal anlaşılan, hafif tuzlu bir tat alıyor dilim. Bu tada hiç yabancı değil aslında damağım, ara sıra unuttuğu oluyor sadece. Alışmasını da istemem gerçi, bu şekilde nadiren duyumsamasıdır tercihim. Nadiren ama kuvvetli bir biçimde keyfini çıkarmasıdır dileğim.

    Hava mı soğudu birden? Neden kolumdaki tüyler dikeldi? Vücudum garip bir tepkime içine girmiş, panzehir salgılamaya çalışıyor sanki. Neye karşı korunma çabası bu? Oysa ben öğrettiğimi sanıyordum, arada bir salmalısın kendini. Frenlerden çek ayağını, çek ki ulaşabileceğin hızın tek limiti sen olasın.

    Ve ED başlar...

    -Başa sar-
    Bölüm başlar, Menma yanımızdadır. Bölüm devam eder, Menma uyuklamaktadır. Jinta evden kaçar çünkü Super Peace Busters neden Menma'nın gitmediğini çözmek ister. "Çözmek" tek başına oynadığın, sonucunu da içine hapsettiğin bir oyundur. Gerçek seni her zaman özgür kılar. Grubun üyeleri teker teker özgürleşmeye başlarlar.

    Sırayla hepsi moleküllerine ayrılır. Anaru ve Yukiatsu bildik sözleri tekrarlarken Tsuruko'dan ilk bomba gelir. Anaru'yu, grubu ve elbette bizleri sarsan bu şokun etkisi Poppo'ya sıçrar ve ikinci bomba patlar. Menma'nın nasıl öldüğü netleştirilirken Tsuruko'nun asıl kıskandığı kişi de açıklanır.

    Hiçbir sır kalmadı zannederiz. Ah, daha ne kadar saf olabiliriz!

    -İlk Final-
    Jinta koşa koşa eve girer. Super Peace Busters'ın arzusu Menma'dan düzgün bir özür dilemektir. Ama çoktan Menma silikleşmeye başlamıştır çünkü özgürleşme faslında dileğinin çoğu gerçekleşmiştir. Jinta'yı bir telaş alır. Menma'yı bir an önce sırtlayıp soluğu eski kulübede almak ister.
    Fakat... Menma öyle bir şey söyler ki geride kalan tüm bölümler başka bir anlam kazanır.

    Yanaklarımdaki gözenekler düşey doğrultuda saniyelik olarak tıkanıyor ve tekrar açılıyor.

    -Son Final-
    Menma ile Jinta kulübeye varmışlardır ama Menma artık görünmez olmaya başlamıştır. Super Peace Busters üyelerinin hepsinin beyni durmuştur, kalpleri onun görevini hemen üstlenir. Saklambaç kılıfı altında Menma onlara biraz daha süre tanır ve...
    Menma öyle bir şey yapar ki ED ile birleştiğinde dünyanın tek güzel silahına dönüşür. Kalan 5 dakika için izleyen herkes Menma'dan doğan eksikliği kapatmış, grubun bir üyesi olmuştur.

    -Son Söz-
    Sahi ya, neydi o çiçeğin adı?


    Ne o, şöyle bir seriydi falan diye uzun uzun yazacak mıydım bir de?

    5 Görüş:

    1. AnoHana mükemmel bir anime. Yani en son ne zaman bu kadar hoşuma giden bir anime izledim hatırlayamıyorum. Bitirdiğim şu vakit kafamda tekrarladığım bölümlerde hiçbir eksi yada animede gereksiz hiçbir pürüz bulamadım. Hepsi olması gerekendi ve oldu. Gerek seiyuular, gerek konu ve gidişat, gerekse final (heleki final) normalin üzerinde çok doyurucu bir şekilde ilerledi.
      Yedim, mutluyum. Yine önüme koysalar yine yerim. :))

      YanıtlaSil
    2. Seslendirme sanatçıları gerçekten muhteşem bir iş çıkartmışlar. Bu bölümdeki saklambaç sahnelerindeki performansları tek kelimeyle inanılmaz!

      Bana göre serinin minik hataları vardı ama başardıklarını o kadar üst bir çıtada halletti ki bu hataları gözardı etmek çok kolaylaştı.

      Senenin ilk yarısı biterken AnoHana benim için açık ara en üst sırada.

      YanıtlaSil
    3. Geçen hafta inşallah Poppo'nun Menma'ya ne söylediğini de anlatırlar demiştim ve gerçek oldu. Anime kafada soru işareti kalmadan bitti. Bu animeyi izlemeye başladığım zamanı hatırlıyorum da ne hale geldi şimdi. Sırf adı Oreİmo gibi uzun diye merakımdan ilk bölümünü izleyip daha sonra bırakamadım :)

      YanıtlaSil
    4. Gerçekten hiç de klişe "anime finali" olmadı ki zaten seri her bölümünde belli bir seviye yakalamayı başardı. Kısa olmasının da bunda etkisi var gerçi ama senaryoyu çok iyi yönettiler.

      YanıtlaSil
    5. Kısaca mükemmeldi,ilk bölümün başları hoşuma gitmese de final bölümünde ağlamaktan gözlerim şişti,çok duygusal bir anime,izlemeyenler mutlaka izlesin

      YanıtlaSil

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi