• Yumekui Merry - 12



    Nightmare

    Bir daha kesinlikle böyle bir şey yapmayacağım. Baktım seri 3 bölüm falan rezalet bölümler gösterdi, o an bırakacağım. Dalga geçmek, her hafta deşarj olmak için Merry'i takip ediyorum ama artık seviye o kadar yerlere düşmüş durumda ki bölümü izledikten sonra rehabilitasyona girmem gerekiyor. Neresinden tutsam elimde kalıyor. İlk bölümlerdeki güçlü, astığım astık kestiğim kestik Merry bir ara Enri ile kapıştı ve onu yendi, değil mi? Sonra can ciğer kuzu sarması oldu bu hatunlar. Peki Merry'nin tek bildiği tekme ve yumruk atmak iken Enri'nin kılıçla yaptığı fantastik hareketlere nasıl karşı koyabildi? Orayı da kaçırmışım arada, muhtemelen embesil Yumeji'ye saydırmakla meşguldüm.

    Tamam, anladık. Treesa hayvanlar gibi güçlü. Yumrukları falan serçe parmağıyla yumuşatıp savrulan kılıçları kürdan gibi kırabiliyor. Enri'yi bir posta paraladı, Merry'nin ne gibi bir şansı var? Hayır, bir de Merry bambaşka bir Dream Demon, olağandışı bir varlık falan ya onun daha güçlü takılması gerekmez mi? Gerekmez efendim, gerekmez. Bu kuş beyinli seride hiçbir şey gerekmez. Leon köşede soteye yatar ve 5 mermili altı patlarını kullanmaz. Kullanmasın, ona makul bir açıklamanız vardı. Şimdi merak ediyorum, bu Leon haftaya silahı kullanırsa tek el mi ateş edecek yoksa tüm şarjörü mü boşaltacak. Eğer şarjörü boşaltırsa serinin zeka seviyesini koruduğunu görebiliriz ama herhalde o kadar salak değillerdir diye umuyorum. Geçen hafta kafa izni vermişti Treesa (nedense!), şimdi de kendisine doğru gelen çok kızmış Yumeji'yi pataklama işini haftaya bıraktı. Bıraka bıraka malzeme kalmadı diyeceğim ama zaten çoktan tükenmiş demek ki.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi