• Durarara!! - 21





    At a Total Loss


    Ellerinde patladı! Resmen bu seri yapımcıların ellerinde patlak verdi. Finale 3 bölüm kaldı ve hazırlık anlamında hiçbir gelişme kaydedilmiyor. Tek yapılan üç çete liderinin fütursuzca etrafta dolaşıp herkesi örgütleme çabaları. Mikado bunların arasında en pasif kalanı ki bu tavır onun karakteriyle bağdaşıyor. Öte yandan Kida sağlam bir kavga arayışında ve şimdilik kendi çetesindeki elemanları yumruklayarak bu arzusunu bastırıyor. Anri ise zombileri ılımanlaştırmaya çalışıp kimsenin dövüşmemesine kasıyor. Ne kadar gereksiz çabalar bunlar! Eninde sonunda bir savaş çıkacağı aşikar oysa.

    Bu bölümde serinin üzerine konan tek gelişme Kida'nın kankası Mikado'nun Dollars'ın lideri olduğunu öğrenmesinden sonra Anri'nin de zombileri yönettiğini öğrenmesi oldu. Kimsenin bildiklerini bir diğerine söylememe vukuatı devam ediyor ve bu da serinin lastik gibi uzamasına yol açıyor. Kimlikleri bilen Izaya dışında bir de Celty var ama o da etliye sütlüye dokunana kadar serinin finali geldi. Kalan bölümlerde herhalde Celty odaklı planlar izleriz, yani umarım en azından böyle olur. Aksi takdirde bu güzelim karakteri de serinin ikinci yarısında hiç izlememiş olacağız.

    0 Görüş:

    Yorum Gönder

     

    Neden?

    Küçükken gazetelerin verdiği "noktaları birleştir" oyununu çözerdik, hatırlar mısınız? Noktaları birleştirdiğimizde bir hayvanın veya nesnenin şekli ortaya çıkardı. Edebiyatta bu noktalar darmadağındır. Okur bu noktaları istediği gibi birleştirir, yeni şekiller meydana getirip istediğini elde edebilir. Buna "özgür algı" diyorum. Sinemada ise bu noktalar zaten yönetmen tarafından birleştirilip içi de boyanmış bir şekilde önünüze sunulur. Siz perdede bir insan gördüğünüzde bu insanın gerçekten var olduğunu ve oyunculuk yaptığını bilirsiniz. Dolayısıyla beyniniz anlatılan konuyu bu insanın üzerinden yorumlamaya güdülenir ve anlatılanlar hangi türde (korku/fantastik/drama/komedi vb.) olursa olsun sizin aklınız senaryo aşamasında yazılan metni (edebiyat) yönetmenin anlatımında idrak etmeye yönelir. Buna da "tarifeli algı" diyorum.

    Animasyonda ise bu noktalar birleştirilmiş olmalarına rağmen içleri bomboştur. Meydana getirilmiş şeklin neyi sembolize edeceğine karar vermek sizin seçiminizdedir. Bir insanı izlerken onun yaşayan bir varlık, oyunculuk yapan bir aktör olmadığının bilincindesinizdir. Gördüklerinizin hiçbirinin gerçek olmadığını bilir, hepsinin bir çizerin elinden ekrana yansıdığının farkında olarak izlemeye devam edersiniz. Bu anlatım tekniği de anlatılan konuyla yakınlaşmanızı kolaylaştırır. Edebiyat kadar özgür olmasa da izleyiciyi sinemadan çok daha serbest bırakmakta ve hikayeyi ön plana çıkarmayı başarmaktadır. Buna henüz bir isim bulamadım, zaten bu yüzden izliyorum.

    Followers

    Sugoi